TARIHI
Uzun yillar Roma ve Bizans Imparatorlugunun yönetimi altinda kalan Ardesen, daha sonra Trabzon Rum Pontus Imparatorlugunun yönetimine girmistir. 1461 yilinda Fatih Sultan Mehmet Rum Pontus Imparatorlugunu yikinca Ardesen bir süre özerk kalmistir.
Semsettin Sami ve Ali Cevat'in eserlerinde Ardesen, Trabzon Vilayeti Sancaginin Atina (Pazar) Kazasina bagli bir kasaba biçiminde tanimlanmakta, halkin tümüyle Türk oldugu kaydedilmektedir. Daha önce Pazar Ilçesinin bucak merkezi olan Ardesen, 1 Mart 1953 tarihinde Ilçe olmustur.
Ilçenin Ardesen adini almasi bir rivayete göre söyledir; Yavuz Sultan Selim Trabzon Sancak Beyi iken, Osmanli tahtina sahip çikmak ister ve bu amaci gerçeklestirmek için Kepa Sancak Beyi olan oglunun yardimina gerek duyar. Yardim almak için sahil boyu bölgeden geçerken Firtina Deresinde agaç parçalarini görür. Bölge tamamen bos, bataklik ve çaliliktir. Çevresindekiler, kendisine bölgede kimsenin yasamadigini söylediginde; Yavuz Sultan Selim deredeki agaç parçalarini göstererek " Bu belde tenha degil, bakin dere yonga tasiyor. Bu yörenin ardi sendir " yani yüksek kesimlerde yerlesim birimleri oldugunu ifade eder. Ardisen sözcügü zamanla halk dilinde Ardesen olarak yerlesir. Ardesen 1916 yilinda Ruslar tarafindan isgal edilmis ve 1918 yilinda ise kurtulmustur. 10 Mart Ilçenin kurtulus günü olarak kutlanir.
B-COGRAFYASI
Ilçenin yüzölçümü 743 km² dir. Dogusunda Findikli, batisinda Pazar, güneyinde Kaçkar Daglari ve kuzeyinde Karadeniz ile çevrilmis olup, kiyi uzunlugu 10 km dir.
Sahilden 50 km kadar iç kisimlara uzanir. Bölgede Dogu Karadeniz Daglarinin uzantilari ve tepeleri yer alir. Ilçenin akarsulari Firtina Deresi, Dolana Çayi ve Yeniyol Deresidir.
Ardesen'in güneyinde yer alip yükseklikleri 2000 metreden fazla olan daglarin sahilden itibaren yükselmeye baslamasi ve yüksek dag eteklerinde dogarak Karadenize akan akarsularin yogunlugu nedeniyle engebeli bir arazi yapisi hakimdir. Akarsularin denizle birlestigi dar vadi agizlari disinda, ova olarak adlandirilabilecek düzlükler yoktur.
Ardesen, güneyini kaplayan daglar yaninda, kuzey ve kuzeydogu yönünde bulunan 3000 metre yüksekligindeki Kafkas Daglarinin kuzey rüzgarlarindan koruyucu etkileriyle kapali bir mikroklima havzasi olusturmaktadir. Dört mevsim iliman ve yagisli olan iklimi subtropik olarak tanimlamak mümkündür. Ilçe, uzun yillara dayanan verilere göre, yillik ortalama 2300 mm . yagis, %77 nispi nem ve günde ortalama 4 saat 14 dakika günesleme süresi ile Türkiye'nin en yagisli, en nemli ve en az günes gören ilçelerden biridir.
Karadeniz ikliminin kosullari Ilçe için de geçerlidir. Kiyi kisimlari ilik ve bol yagislidir. Iç kisimlara gidildikçe iklim sertlesir. Yillik ortalama sicaklik 14- 15 C derecedir.
Sarp ve engebeli arazi yapisinin ve ikliminin de etkisiyle Ilçe'nin bitki örtüsü, genelde 700- 2300 metre yüksekligindeki kisimlari kaplayan ormanlar olusturmaktadir. Ormanlar Ilçe arazisinin %23.74'unu kaplamaktadir. Ilçe arazisinin %10.55'ini tarim alanlari, %34.33'ünü çayir-mera alanlari, %31.38'ini de tarim disi alanlar olusturmaktadir.
C - NÜFUS
Ilçe Nüfusu (En son sayima göre) |
58 499 |
Dis Göç Orani (%) (Tahmini) |
%o38.6 |
|
|
Belde Sayisi |
1 |
|
|
Köy Sayisi |
38 |
|
|
Okur - Yazarlik Orani |
93 |
|
|
Ögrenci Sayilari |
KIZ |
ERKEK |
OKUL SAYISI |
Ilkögretim |
2794 |
2995 |
14 |
Lise ve Dengi Okullar |
771 |
844 |
5 |
2000 Genel Nüfus Sayimina göre toplam nüfusu 58.499'dir. (merkez bucak nüfusu 45.392, köyler toplami 13.107)
Ilçede ana dil Türkçe olup, nüfusun tamami Islam dinine mensuptur. Nüfus artis hizi %4.71 dir . Genel olarak Km²'ye düsen nüfus yogunlugu 78 kisidir.
Ilçe nüfusunun gelisimi nüfus sayimlari itibariyle izlendiginde, yillik nüfus artis hizinda belirgin dalgalanmalar gözlenmektedir. Ilçe nüfusundaki bu dalgalanmalar, ilçe disina göçlerin siddetinden kaynaklanmaktadir. Ardesen nüfusu, cografi kosullarin sinirladigi üretim olanaklari nedeniyle, Birinci Dünya Savasi öncesi eski Sovyetler Birligini olusturan ülkelere, bu savastan sonra ise diger illere yönelen bir göç hareketini sürekli yasamistir. 1950'li yillardan itibaren çay tarimi ve sanayinin ekonomik olarak yapilmaya baslanmasi sonucu tersine göç yasanmistir.
E - SOSYAL DURUMU
Çalisma Hayati
Çay tarimindan önce topraklarin engebeli yapisi ve yetersizligi yüzünden Ardesen halki denizcilik, insaatçilik, firincilik gibi islerde gerek yurt içinde gerekse yurt disinda çalismak üzere ilçe disina çikmistir. Çay tariminin ve sanayinin etkisi ile azalan gurbetçiligin ekonomideki bir takim sikintilar nedeniyle hala devam ettigi söylenebilir.
Ilk çay üretiminin yapildigi 1938 yilindan sonra, saglanan destekle hizli bir gelisme gösteren çay tarimi ve çay sanayi Ilçe'de temel çalisma alani olmustur.
Mayis-Ekim döneminde mevsimlik istihdam saglayan çay tariminda daha çok kadin nüfus çalismaktadir. 1992 yilinda yapilan bir arastirmaya göre çay tariminda çalisanlarin %77'sini kadinlar olusturmaktadir. Erkek nüfus ise çay sanayi basta olmak üzere diger alanlarda istihdam edilmektedir.
Ilçe'de çalisanlarin is guruplari itibariyle dagilimina bakildiginda, nüfusun agirlikli olarak tarimsal mesleklerde istihdam edildigi görülmektedir.
Ilçede konut sikintisi olmayip, yöre halkinin %80'nin Ilçe merkezinde birer konutu bulunmaktadir. Bölge insani yaz mevsiminde köyde kis mevsiminde ise sehirdeki evlerinde oturmaktadir. Diger ilçelere nazaran konut kirasi Ilçede oldukça düsüktür.
Saglik
Ardesen'de yatakli saglik kurumu olarak bir Devlet Hastanesi bulunmaktadir. Yeni binasinda hizmet veren Ardesen Devlet Hastanesi Ekim 2000 tarihinde 50 yatakli kadro ile hizmete baslamis, yöre halkinin yardimlari ile hasta odalari ve servisler donatilmistir.
Hastanenin yogunlugu nedeniyle ek poliklinik binasina acil ihtiyaç duyulmakta olup, ek poliklinik binasinin Bayindirlikça projesi çizilerek maliyeti çikarilmis ve Saglik Bakanliginca yatirim programina alinmistir.
Hastane; 2 ameliyathane, 1 dogum salonu acil servis laboratuari, röntgen ünitesi ve 2 ambulans ile hizmet vermektedir.
Ilçede 4 adet saglik ocagi ve 12 adet saglik evi bulunmaktadir.
G - EKONOMIK DURUM
Karadeniz ile denize paralel olarak uzanan daglar arasinda kalan Ilçe arazisinin tarima elverissiz olusu ve yagisli iklim, Ardesen'nin ekonomik yapisini da biçimlendirmistir. Bu arazi yapisi nedeniyle tarimsal üretimin düsük olmasi, gurbetçiligin Ilçe ekonomisi içinde önemli bir yer tutmasi sonucunu dogurmustur. Yöre halki, çay üretiminin bölgeye girisinden önceki dönemlerde, önceleri yurt disina, daha sonralari da, yurt içine geçici sürelerle çikarak denizcilik, küçük çapli ticaret, insaat isçiligi, gibi islerde çalismistir. Daha önceleri büyük ölçüde Gürcistan, Rusya gibi ülkelere çalismaya giden yöre halkinin, 1917 yilinda bu ülkelerle olan sinirin kapanmasindan sonra bu olanaklar ortadan kalkinca girdigi ekonomik sikintilar nedeniyle, baska bölgelere bile tasinmasindan söz edilmistir.
1920'li yillarda yörenin sosyo-ekonomik sorunlarina çözüm bulma çalismalari çerçevesinde baslanan çay üretme çalismalari, 1938 yilinda ilk kez el imalati olarak üretime baslanarak sonuca ulastirilmistir. Çay üretiminden önce, yukarida kisaca belirtilen olumsuz kosullar içinde Ilçe ekonomisi, bu yildan sonra çaya dayali hizli bir gelisme göstermistir.
Ilçe'de 2'si Çay-Kur'a ait olmak üzere Akfa, Karaca, Huzur, Lider, Akdere, Armagan ve Karaoglu adinda 7 adet özel çay fabrikasi bulunmaktadir. Bu fabrikalarda mevsimlik isçi çalismakta, bazi atölye ve fabrikalarin paketleme bölümünde de yil boyu isçi çalistirilmaktadir. |